14 Haziran 2011 Salı

Günün fotoğrafı (14 Haziran 2011)



Yağmurda Aşiyan mezarlığında

13 Haziran 2011 Pazartesi

4 Nisan 2011 Pazartesi

kediler


büyüdüler...

13 Mart 2011 Pazar

pazar günü mutluluğu

O kadar mutluyum ki haftasonu çalışmamaktan....

20 Şubat 2011 Pazar

Radiohead zamanı geldi....


Cumartesi sabahı geç kalktım... Kahvaltıyı hazırlarken Emrah çalmaya başladı yeni albümlerini...ilk klibi de şimdi izledim...
Yaşasın Radiohead zamanı geldi yeniden....
İşte yeni klip
Radiohead lotus flower

11 Şubat 2011 Cuma

Sinead O'Connor



Geçen gün br haber okudum : Sinead O'Connor ölmek istiyormuş... Bir gazeteciyle yaptığı röportajda bunu dile getirivermiş...
Benim gibi Sinead O'Connor hayranı olanlar biilirler ki bu açıklama sürpriz değildir zira Sinead O'Connor daha önce de intiharı denemiş birisidir. (Yine benim kadar hayranı olanlar onun ne kadar zor bir hayat yaşadığını da bilirler...)
Snead O'Connor benim hayatımda en az Radiohead kadar önemli bir figürdür... Her bir Sinead O'connor şarkısı benim hayattımda br döneme karşılık gelir. (High fidelity'deki gibi ben de onun albümlerini biyogrofik olarak bir yere koyabilirim) Hayatımdaki böylesine önemli bir figürün böylesine mutsuzluunu haykırması böylesine ölmek isteğini dile getirmesi çok üzücü...
Röportajını okuduğumda çocuklarını sosyal hizmetlerin almasını istediğini söylüyor.(Sosyal hizmetlerin çocuklarına kendisinden daha iy bakacağına inanıyor.....)
Ben de bir 5 listesi yapacak olsaydım eğer Sinead O'Connor benim o listemde başköşelerin birinde olurdu...

28 Ocak 2011 Cuma

Erdil Yaşaroğlu N5'teydi....


Tabi ki Erdil Yaşaroğlu’nu biliyordum ama ilk kez tanışacaktık.... Çekimi Penguen’de yapalım demişti... Biz genelde N5 için açık havada çekim yapmayı seviyoruz ama hem o gün için kar yağacak uyarısı vardı hem de ne yalan söyleyeym Penguen’i de görmek istiyordum. Nerede çalışıyorlar merak ediyor tabi insan haliyle... lk önce alt kata girdik daha sonra henüz o gelmeden bizi üst kattaki odasına aldılar.... Küçük ve kalabalık bir odaydı bu.... Bir sürü küçüklü büyüklü oyuncak, kendi yaptığı heykeller, posterler ve kitaplarla dolu bir oda... Ben kalabalık odaları severim.... Karmaşık gibi görünse de odanın kendince bir düzeni olduğu belliydi... Biz çaylarımız içip kameramızı yerleştirirken o çıkageldi... Neşeli ve enerjikti... Odasındaki hediye gelmiş sodalardan ikram etti. “Meyveli bunlar içmesi eğlenceli” dedi. Soda istemedik zira çay içiyorduk ama açıkçası bir sodayı ‘içmesi eğlenceli’ diye tanımlamak bana komik geldi. Soda teklfini kabul etmediğimiz için üzüldüğünden mi bilmem bu kez de ajanda hediye etti... Ben ajandayı çok beğenip “ A bak onu alırım ben işte” deyince Hasan üzülmesin diye ona da başka bir ajanda bulup hediye etti.
Çekimler zevkliydi ama sessiz kalıp gülmemeye çalışmak biraz zor oldu (Hatta kimi zaman çekimin arasına ufak kıkırdamalar ya da sessiz olmasına çalışılan püskürmeler de vardı...)
İki çekim yaptık onunla, ilkinde yapmayı hayal ettiği meslekleri saydı... ikincisi ise sürpriz (Ama Erdil Yaşaroğlu takipçilerinin de tahmin edebileceği bir konu...)
Sodayı içmedik ama yine de eğlenceli zaman geçirdik... Sanıyorum enerjisinden hepimize biraz bulaştırdı...
Erdil Yaşaroğlu N5'te

13 Ocak 2011 Perşembe

N5'te bu hafta....


N5'in bu haftaki konuğu Murat Daltaban'dı...Onunda tiyatroda buluştuk Biz gittiğimizde elinde bir sürü not kağıdı yazıyor ve çalışıyordu. Hayatta yaptığı herşeyi ciddiye alan ve çok titizlenen birisi olduğu çok belliydi...Ama yine de son derece sakin ve sıcakkanlıydı.... Bize elindeki kağıtları gösterip fikirlerini anlattı hemen....
Listesi benim için hayranlık uyandırıcıydı zira içinde benim de çok sevdiğim bir şarkı ve klibi vardı.... O şarkıyı listesini sonuna sakladı....
Merak edenler için paylaşıyorum hemen....
Murat Daltaban'ın hayatının 'en'leri

6 Ocak 2011 Perşembe

Ortaçgil'i sever misiniz?


Ben çok severim... bilmediğim şarkısı yoktur heralde... Birçok zaman hayatın bazı durumlarında hep onun şarkıları geliverir dilimin ucuna... Çok kötü hissettiğim zamanlarda mesela kendimi anlatmak için "Kafam eşyasız boş oda gibi..." diyebilirim.... Ya da çok sıcak havalarda "çok sıcak... daha da sıcak olacak " diye mırıldanırken buluveririm kendimi....
Bazı insanlar da son derece sıkıcı bulurlar onu, şarkılarını bilmezler... Bir çok sevdiğim sanatçıyıbaşkaları beğenmedikleri zaman pek önemsemem ama Bülent Ortaçgil'i bilmemek bir kayıptır diye düşünürüm. Hayat zor aktığında yalnız olmadığımı hatırlatan bir iç ses oluverir benim için... Etrafımda onu sevmeyen ya da sıkıcı bulanlar olsa da benim ilahlarımdan birisidir kendisi... N5'i daha hayata geçirmeden Hasanla ya da Emrah'la konuşurken hayaller kurarken onu da N5'e konuk etmek hayallerimden birisiydi( Sanırım Hasan ve Emrah için de öyle olmuştur...) İşte hayalim sonunda gerçek oldu ve Bülent Ortaçgil bizim için hayatını belirlemiş 5 albümü anlattı. işte karşınızda N5..
Bülent Ortaçgil N5'te

5 Ocak 2011 Çarşamba

Bülent Ortaçgil şarkıları....


Bu hafta N5'te Bülent Ortaçgil konuk.... 25 Aralık'ta Cibali'de denizin kenarındaki parkta buluştuk onunla...Hava serin ama güneşliydi.... İlk gençliğimden beri hayranı olduğum koca Bülent Ortaçgil karşımda olunca dilim tutuldu tabi... Varlığımızdan rahatsız olmasın diye çok az konuşarak hazırlandık çekime.... Listesini gözden geçirebilmek ve aklında tutabilmek için bir kalemle kağıt istedi benden.... O kadar heyecanlıydım ki çandamda bulduğum ilk arkası temiz kağıdı ne olduğuna bakmadan ona verdim ( Sonradan o kağıdın, kuaföre saç modelini göstermek için yanıma aldığım Jean Seberg fotoğrafının fotokopisi olduğunu farkettim.) Bulduğum defterle değiştirmesini istedim ama O kabul etmedi. "İdare ediyorum" dedi. Daha çok susmamı ve kafasını toplaması için rahat bırakmamı istiyordu... Sustum ama yine de yanından ayrılmadım... listesini bitirip çekim hazırlıklarını beklerken de konuşamadım.... Sanki öylesine konuşmalara kızarmış gibi geldi. Ona olan hayranlığımı ya da konserlerindeki anılarımı falan anlatmadım...
Çekim bittiğinde her N5 röportajında yaptığımız gibi ondan beraber bir fotoğraf çekimi rica ettik. Bizi kırmamak için kabul etti. Ama makinenin polaroid makine olduğunu görünce keyiflendi.... Digital yeni kuşak yerine eski usül bir makine görmek ve onu elimizde sallamak onu neşelendirmişti. Biz de ona hediye etmek üzere menajeriyle bir fotoğrafıyla çektik...
Aradan geçen zamanın ardından bugün montaj için onun şarkılarını tekrar dinlemeye başladım ve bazı şarkılarını unuttuğumu farkettim.... Oysa öyle çok sevdiğim şarkılardı ki onlar mesela Kediler...."Siz hangi kedilerdensiniz?" ya da Bozburun.... En sevdiğim 5 Bülent Ortaçgil şarkısını seçeyim ben de dedim ama ,seçim o kadar zor ki... Şimdilik sadece dinliyorum bulabildiğim her şarkısını.... İçimi temizleyip beni olmak istediğim kişiye dönüştürür gibiler.... Sakinlik içinden bakabiliyorum herşeye....
Onun N5 listesinde ne var diye soran varsa yarını beklemek zorunda....Ama o zamana kadar küçük bir ipucu verebilirim....
video